YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3435
KARAR NO : 2012/4121
KARAR TARİHİ : 23.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün maddelerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilmeyip, 765 sayılı yasaya göre verilmesi gereken ceza belirlenmeden denetime olanak vermeyecek şekilde 5237 sayılı TCK ile hüküm kurulması,
2-Sanıkların şikayetçiye ait tırı kilitli kapısını anahtar uydurmak suretiyle açıp kontak anahtarı ile çalıştırdıktan sonra götürdükleri yerde mazot deposunun asma kilidini kırıp yakıt çalmaları eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/2. maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturmasına karşın haklarında aynı Kanun’un 493/son fıkrasının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3-Sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesi ile uygulama yapılırken hapis cezasından suç tarihi itibariyle en lehe olan ½ oranındaki indirim yerine yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
4-Sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile uygulama yapılırken, hükümlülüğün doğal sonucu olup takdire bağlı olmayan, aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakların tamamından yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, bir kısmından yoksun kılınmasına karar verilmesi,
5- Sanık … hakkında hükmedilen ceza ertelenmediği halde 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesine göre denetim süresi belirlenmesi,
6-Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük ve sabıkasız olan sanık … hakkında yargılama tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 23 ve 24. maddelerinin uygulanma olanağının değerlendirilmemesi,
7-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müsavi ve müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 23.02.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.