Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/3798 E. 2011/2757 K. 14.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3798
KARAR NO : 2011/2757
KARAR TARİHİ : 14.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜLER : …, …, …
SUÇ : Kilitlenmek Suretiyle Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Hükümlüler …, … ve …… hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Hükümlüler …, … ve … … hakkında kurulan Kemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2003 gün ve 1999/499 E., 2003/21 sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere adı geçen hükümlüler hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hükmün ancak, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden talep üzerine yada resen uyarlama yargılaması yapılmasının mümkün olduğu, hükümlüler hakkında kurulan ilk hükmün kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanıklar … ve … hakkında kurulan ilk hükmün sanıklar tarafından temyizi üzerine dosyanın Yargıtay 10.Ceza Dairesi’nin 14.11.2005 günlü kararıyla lehe Yasanın tespiti için bozulması üzerine, duruşma açılarak sanıklar … ve … ile birlikte hükümlüler …, … ve … … hakkında da yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu anlaşıldığından, hükümlüler …, … ve … … müdafiinin temyiz itirazlarının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, hükümlüler hakkında kurulan ilk hükümle ilgili uyarlamanın mahallinde yapılması için dosyanın gereği yapılmak üzere İADESİNE,
II- Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanık … hakkında, 27.12.1999 tarihli iddianame ile açılan kamu davasına ilişkin olarak Kemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13.06.2000 gün ve 2000/38 sayılı kararıyla diğer sanıklar hakkındaki 1999/499 esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamede bu yöndeki bozma düşüncesi benimsenmemiş, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1-son, 522/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanık …’in yakınan …’e karşı eyleminin, hırsızlık suçunun yanı sıra, 5237 sayılı TCK.nun 116/2-4, 119/1-c ve 151/1.maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını, sanık …’ın yakınan …’e yönelik eyleminin ise, 5237 sayılı TCK.nun 116/2-4, 119/1-c maddesindeki işyeri dokunulmazlığını bozma suçu da oluşturduğu gözetilerek, bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, ayrıca sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmamışsa da, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında ve re’sen gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde “müteselsilen tahsiline” biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden “yargılama giderinin müteselsilen tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.