Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/3904 E. 2011/8315 K. 08.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3904
KARAR NO : 2011/8315
KARAR TARİHİ : 08.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
I- Sanığın müştekiler İhsan Serin,Necdet Yılmaz’a yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden ; 5237 sayılı TCK.nun 143. maddesi ile 1/4 oranında artırım yapılırken, 2yıl 6 ay yerine 2 yıl 3 ay hapis cezasına hükmolunması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanığın müşteki ….’ya yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde ;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin beyanında 21.10.2001 günü saat 14:00 da aracını park ettiğini,22.10.2001 günü saat 07:30 da aracını yerinde bulamadığını beyan ettiği,sanığın hazırlıktaki beyanında akşam saatlerinde aracı çaldıklarını, yer göstermede ise sabah 06:30 da çaldıklarını beyan ettiği, güneşin 18:20 de batıp 7:25’te doğduğunun anlaşılması karşısında şüpheden sanık yaralanır ilkesi de gözetilerek eylemin gündüz gerçekleştiğinin kabulü gerekirken 5237 Sayıl TCK’nın 143. maddesi uygulanarak fazla cezaya hükmolunması,
2-5237 sayılı TCK.nun 143. maddesi ile 1/4 oranında artırım yapılırken, 2yıl 6 ay yerine 2 yıl 3 ay hapis cezasına hükmolunması,
3-Özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. maddesi ile uygulama yapılmaması,
III- Sanığın müştekiler …. ve….’a yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Adli sicil kaydı ve dosya içerisine getirtilen ilam içeriklerine göre sanığın özel ktekerüre esas sabıkası bulunmadığı anlaşıldığından;
a-)Müşteki…..’a yönelik eylemi nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 493/1,522(pek hafif),523/1 adli sicil kaydındaki Çorlu Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.1997 tarih 1997/375 E-702 K.ilamının infaz tarihini de içerecek şekilde getirtildikten sonra ve buna göre uygulama olanağı varsa 81/1-3. maddeleriyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b,168/1,53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
b-)Müşteki Mustafa Altay’a yönelik eylemi nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 493/1,522(pek hafif),523/1 adli sicil kaydındaki Çorlu Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.1997 tarih 1997/375 E-702 K.ilamının infaz tarihini de içerecek şekilde getirtildikten sonra ve buna göre uygulama olanağı varsa 81/1-3. maddeleriyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b,168/1,53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
2-5237 sayılı TCK.nun 143. maddesi ile 1/4 oranında artırım yapılırken, 2yıl 6 ay yerine 2 yıl 3 ay hapis cezasına hükmolunması,
3-Özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. maddesi ile uygulama yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,ceza süresi bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi