YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5086
KARAR NO : 2011/7368
KARAR TARİHİ : 01.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmün sanık …’a atanan müdafinin yüzüne karşı verilmiş ve müdafi tarafından temyiz edilmemiş ise de müdafi atandığından sanığın haberinin olmadığı ve diğer sanık …’a geçerli bir tebligatın yapılmamış olması nedeniyle, temyiz süresi işlemeyeceğinden sanık …’ın sanık … ile birlikte vermiş oldukları 15.02.2008 tarihli temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakim takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükmün esasını oluşturan kısa kararın yer aldığı 30.11.2007 tarihli son oturum tutanağının 1. sayfasının katip tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/7. maddesine aykırı davranılması,
2-5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/2-son,80 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eylemlerinin 142/2-b,43. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında uzlaşma olanağı da sağlandıktan sonra aynı Yasanın 116/1,43 maddelerinde tanımlanan işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi,
3-Birlikte suç işleyen sanıklara neden oldukları yargılama giderinin, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca ayrı ayrı yükletilmesi yerine, yazılı biçimde karar verilmesi,
4-5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafi ile sanıklar …, …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süreleri bakımından kazanılmış haklarının gözetilmesine 01.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.