Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/5094 E. 2012/6967 K. 26.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5094
KARAR NO : 2012/6967
KARAR TARİHİ : 26.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi(Kapanan Şişli 4. Asliye Ceza Mahkemesi)
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Hükümlüler … ile … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükümlüler … ve … hakkında kurulan Şişli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2003 günlü, 2002/127 Esas ve 2003/282 sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere, adı geçen hükümlüler hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hükmün ancak, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden talep halinde yada resen uyarlama yargılaması yapılmasının mümkün olduğu, hükümlüler hakkında kurulan ilk hükmün kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanıklar … ve … hakkında kurulan ilk hükmün sanıkların müdafiileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 21.07.2005 günlü ilamı ile lehe Yasa değerlendirmesi yapılmak üzere bozularak iade edildiği, iade sonrasında dosyanın yeniden ele alınıp hükümlüler … ve … hakkında yeniden kurulan hükümlerin hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu anlaşıldığından, hükümlüler … ve … müdafıilerinin yeniden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, hükümlüler hakkında kurulan ilk hükümle ilgili uyarlamanın mahallinde yapılması için dosyanın gereği yapılmak üzere İADESİNE,
2-Sanıklar … ile … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçlann birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı
TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a maddesinde yer alan hırsızlık suçunun yanında, aynı Kanunun 116/2-4, 119/1-c ve 152/1-a. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını ihlal ve kamu malına zarar verme suçlarım da oluşturduğu gözetilerek, bu uçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması, sanık …’in, sanık … ve hükümlü … ile önceden anlaşarak eyleme doğrudan katıldığı gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı Yasanın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39.maddesi ile uygulama yapılması ve kabule göre de; sanık … hakkında ceza uygulanması sırasında, 5237 sayılı TCK’nın 39. maddesinin, aynı Yasanın 143. maddesinden önce uygulanması suretiyle sanığa eksik ceza tayin edilmesi karşı temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazlan da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların olay gecesi Talatpaşa mahalle muhtarlığı’ndan çaldıkları eşyaların bir adet bilgisayar, bir adet fax cihazı, iki adet kılıç diye tabir edilen bıçak ile bir adet ruhsatlı tabanca olduğu, eşyaların niteliği itibariyle araç ile taşınması zorunluluğu bulunmadığından, müsaderesine karar verilen … plaka sayılı aracın suçun işlenmesinde kullanılan araç niteliğine haiz olmadığının anlaşılması karşısında; sanık …’in haricen satın aldığı anlaşılan … plaka sayılı aracın sanığa iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafıilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, müsadereye ilişkin hüküm fıkrasının çıkarılarak, yerine “Müsadere şartları bulunmayan … plaka sayılı aracın sanık …’e iadesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışındaki yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLECEK ONANMASINA, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.