YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5160
KARAR NO : 2012/5233
KARAR TARİHİ : 07.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Lehe kanunun belirlenmesi amacıyla yapılan uyarlama yargılamasında yapılan yargılama giderlerinin hükümlüye yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderine hükmedilmesine ilişkin bölüm çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları bakımından yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları açısından hükümlünün uzlaşmak istediğini ve müşteki ile uzlaştığını beyan etmesi karşısında, müştekiye uzlaşma şerhli davetiye çıkarılarak 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen “uzlaşma” müessesesi bakımından 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki durumlarına göre değerlendirme yapılması ve sonucuna göre sanık yararına olan yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Lehe kanunun belirlenmesi amacıyla yapılan uyarlama yargılamasında yapılan yargılama giderlerinin hükümlüye yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’nin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 07.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.