YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5306
KARAR NO : 2012/4897
KARAR TARİHİ : 05.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık,uyuşturucu madde kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Üst Cumhuriyet savcısı tarafından süresinden sonra 18.05.2006 tarihinde yapılan temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. ve 1412 sayılı CMUK’un 317. maddeleri uyarınca REDDİNE,
2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı görülmüş, suçun işleniş şekli ve kalkışma durumuna göre şartları oluşmadığı halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 145. maddesi uyarınca indirim yapılması karşı temyiz olmadığından, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş ise de; hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 108/4,5,6. fıkralarında “Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır. hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.” hükmünü düzenlemiştir. Buna göre denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek mahkemeye aittir.
Buna göre; hüküm kurulurken mükerrir olan sanık hakkında TCY’nın 58/7. maddesi uyarınca “Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra da denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafinin temyiz itirazları, bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık … hakkında kurulan hükümdeki “ 1 yıl süre ile ” cümlesinin çıkarılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu bulundurmak suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde, uyuşturucu (veya uyarıcı) madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine ya da altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi öngörüldüğünden; sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 05.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.