Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/5432 E. 2012/5180 K. 07.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5432
KARAR NO : 2012/5180
KARAR TARİHİ : 07.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi(Kapanan Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi)
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
5237 Sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.’nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddesine uyan birden fazla kişiyle işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu ve şikayet bulunduğu için TCK’nın 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının suç tarihi itibarıyle uzlaşma kapsamında olduğu, taraflara uzlaşma teklif edilmesi ve soruşturma aşamasında sanığın yakalanması ile yer göstermesi üzerine, müştekinin işyerinden çalınan malzemelerden 3 adet elektrik sayacı ve 20 adet sigorta aletinin kollukça zaptedilerek müştekiye iade edildiğinin anlaşılması karşısında, kısmi iade nedeniyle müştekiden rızası sorularak, 5237 sayılı TCK.’nın 168/4. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması gerektiği değerlendirilerek, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarını oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın denetime olanak verecek şekilde belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 07.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.