Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/5971 E. 2012/7055 K. 27.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5971
KARAR NO : 2012/7055
KARAR TARİHİ : 27.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın eyleminin hırsızlık suçunun yanı sıra geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı olarak aynı Yasanın 35. maddesinin 145. maddesinden önce uygulanması,sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Teşebbüs aşamasındaki suçlarda uygulanma olanağı bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesi ile sanığın cezasından indirim yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesinin uygulanması sırasında 3/4 oranında indirim yapılırken yanlış hesaplama sonucunda 7 ay hapis yerine 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve bu şekilde hükmün diğer fıkralarına teselsül ettirerek neticede fazla cezaya hükmolunmuş ise de; sanığın sabit kabul edilen eyleminin asıl cezası 2 ay 15 gün olmayıp, 7 ay olduğundan ve aksi hal sanığın önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından sonuç ceza düzeltilmemiştir.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama”koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki
velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından “53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine “53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.