Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/660 E. 2011/4513 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/660
KARAR NO : 2011/4513
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hüküme yönelik temyiz incelemesinde:
Sanığın diğer sanığı omzuna alarak pencereye çıkarmak suretiyle doğrudan suça katıldığının anlaşılması karşısında, eylemine uyan 5237 sayılı Yasanın 37. Maddesi yerine aynı yasanın 39/2. Maddesiyle uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Yasanın 106/4. maddesinin “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilmez” hükmü gözetilmeden “…ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak “…ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” ibaresinin çıkartılarak diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında kurulan hükme gelince:
Sanığa atılı hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 66/2. maddelerine göre hesaplanan 4 yıllık asli zamanaşımının karar tarihi olan 09.11.2006 ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve Üst Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan bu nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 01.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.