Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/8988 E. 2012/9478 K. 18.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8988
KARAR NO : 2012/9478
KARAR TARİHİ : 18.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Sanık … ve sanık … beraat diğerleri mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen temyiz dilekçesinde sanıklardan … ile … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen beraat kararı ile sanık … aynı suçtan verilen mahkumiyet kararı ve ayrıca sanık … hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz edildiği kabul edilerek, sanıklar ve müdafiileri tarafından verilen temyiz dilekçesinde ise sadece mahkumiyet kararlarının temyiz edildiği kabul edilerek buna göre yapılan incelemede;
A-Sanıklar … ve … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde,
Sanıkların hırsızlık suçuna iştirak etmedikleri yönündeki savunmalarının aksini ispatlayacak şekilde mahkumiyete yeterli ve inandırıcı hiç bir kanıt elde olunamadığından, şüpheli durumun sanıklar lehine değerlendirilmesi suretiyle beraat kararı verilmesi gerekirken, değişik ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi sonuca etkili görülmediğinden;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde,
Sanıklar … ve …’ın yüklenen hırsızlık suçunu işlemediklerine ilişkin savunmalarının aksini ispatlayacak şekilde diğer sanık …’ın sonradan vazgeçtiği hazırlık aşamasındaki suçu birlikte işledikleri yönündeki soyut beyanı dışında mahkumiyete yeterli ve inandırıcı şüpheden arandırılması kesin kanıtların elde olunamaması karşısında, hırsızlık suçunu sanık …’ın tek başına işlediği sonucuna varıldığından sanık … hakkında hakkında TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmasına dair tebliğnamede bozma isteyen görüşe katınılmamıştır,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA.
C-Sanık … ve … hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde,
Sanıklar … ile …’ın yüklenen hırsızlık suçunu işlemediklerine ilişkin savunmalarının aksini ispatlayacak şekilde diğer sanık …’ın sonradan vazgeçtiği hazırlık aşamasındaki suçu birlikte işledikleri yönündeki soyut beyanı dışında mahkumiyete yeterli ve inandırıcı şüpheden arındırılmış kesin kanıtların elde olunamaması karşısında; şüpheli durumun sanıklar lehine değerlendirilmesi suretiyle adı geçen sanıklar … ile … hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, şüpheli durumun sanıklar aleyhine değerlendirilmesi suretiyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … … ve sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün anıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.