YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8996
KARAR NO : 2012/9474
KARAR TARİHİ : 18.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık adına tebligatı alan oğlunun tebligat tarihinde 18 yaşını doldurmadığı gibi sanık ile birlikte oturmadıklarının iddia edilip ileri sürülmüş olması karşısında; tebligatın geçersiz olması nedeniyle temyiz dilekçesinin verildiği tarih öğrenme tarihi olarak kabul edilerek temyizin süresinde olması ve red kararın tebliğinden sonra süresi içerisinde temyiz edilmiş olması nedeniyle 08/07/2008 tarihli temyizin reddine dair karar kaldırılarak 09/04/2008 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237sayılı TCK’nın 58. maddesinde ki “önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez” düzenlemisi ile 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması için tekerrüre esas alınan hükümlülüğün infazı zorunlu olmadığı, infaz kabiliyetenin olup olmamasına dair bir ayırımın yapılmadığı ve infaz kabiliyetinin olup olmamasının 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması açısından bir önemi olmadığından, tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye katınılmamıştır,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın petrol istasyonunundaki marketin dışında bulunan dolaptan hırsızlık yapması şeklinde gercekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesi kapsamında olduğu halde, aynı Yasanın 142/1-b maddesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 18.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.