Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/9339 E. 2012/23014 K. 06.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9339
KARAR NO : 2012/23014
KARAR TARİHİ : 06.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜLER : …, …, …
SUÇ : Hırsızlık, cürüm eşyasını satın almak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Hükümlüler … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, 1412 sayılı CMUK’un 138, 141 ve 5271 sayılı CMK.nun 149, 150. maddeleri uyarınca, şüpheli veya sanığın soruşturma ve kovuşturmanın her evresinde müdafii talep edebileceği gibi şüpheli veya sanık on sekiz yaşını doldurmamış yada sağır, dilsiz veya kendini savunamayacak durumda malul olursa istemi aranmaksızın müdafii atanacağı, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiine yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu savunman sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa da; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği, hükümlüler hakkında verilen … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2007 günlü 2005/410-2007/380 E ve K sayılı kararının hükümlülerin haberdar olmadığı müdafii tarafından temyiz edildiği,hükümlülere kararın tebliğ edilmesine rağmen temyiz isteminde bulunmadıklarından hükümlüler …, … müdafiinin temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2-Hükümlü … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümlü … hakkında kurulan … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2003 tarih, 2002/1133 E ve 2003/308 karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargılamasının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra aynı dosyada sanık olan … ve …’ye ilişkin ilk hükmün sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin temyiz eden sanıklar … ve … hakkında verdiği bozma kararı üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan …’ın tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, ikinci hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır.Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; … hakkında yeniden kurulan ikinci hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 06.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.