Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/9446 E. 2012/9725 K. 19.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9446
KARAR NO : 2012/9725
KARAR TARİHİ : 19.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müştekinin 17.08.2005 tarihli duruşmada şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozma suçu ve sanıkların mağdur ve komşuları tarafından yakalanmaları üzerine yapılan ısrar ve jandarmaya teslim edileceklerinin söylenmesi üzerine sanık …’nun belinden çıkardığı poşet içindeki çaldıklarını, etkin pişmanlık göstermeksizin mağdura teslim ederek ‘alın susun, siz de gidin biz de gidelim’ şeklindeki sözlerle kendilerini yakalayanlardan kurtulma amacına yönelik iadenin gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanması ile ilgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tebliğnamedeki düşüncelerine iştirak olunmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
2- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 108/4,5,6. fıkralarında “Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.”hükmü düzenlenmiştir. Buna göre denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek mahkemeye aittir.
Buna göre; hüküm kurulurken mükerrir olan sanık hakkında TCY’nın 58/7. maddesi uyarınca “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra da denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbiri süresi ve şartla salıverilme sürelerine eklenecek sürenin infazı kısıtlayıcı şekilde kararda belirtilmek suretiyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, üst yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK 53. maddesinin” uygulanmasına ilişkin bölüm ile TCK’nın 58/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkralarından “3 yıllık denetim süresi” sözcüklerinin ve 5275 sayılı Kanun’un 107/2, 108/1-c, 2. maddelerinin uygulandığı şartla salıverilme sürelerine eklenecek sürenin belirlendiği hüküm fıkrasının tamamının çıkarılmak suretiyle yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi, suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.04.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.