YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9656
KARAR NO : 2012/9930
KARAR TARİHİ : 30.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Hükümlü … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Hükümlü … hakkında kurulan Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2003 gün ve 2002/555 Esas, 2003/142 Karar sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere adı geçen hükümlü hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hükmün ancak, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren Kanunlar yönünden talep üzerine yada resen uyarlama yargılaması yapılmasının mümkün olduğu, hükümlü hakkında kurulan ilk hükmün kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık … hakkında kurulan ilk hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine dosyanın Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 20.09.2005 günlü ilamıyla lehe Kanun değerlendirmesi için bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası duruşma açılarak sanık … ile birlikte hükümlü … hakkında da yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu anlaşıldığından, hükümlü … müdafiinin temyiz itirazının 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, hükümlü hakkında kurulan ilk hükümle ilgili uyarlamanın mahallinde yapılması için dosyanın gereği yapılmak üzere İADESİNE,
II- Sanık … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince:
Sanığın eylemine uyan hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 102/3 ve 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 116/2-4, 151/1, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanunun 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 07.02.2000 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 30.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.