Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/10449 E. 2012/21414 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10449
KARAR NO : 2012/21414
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/1-son, 81/2 (ikişer kez), 71. maddeleri uyarınca 10 sene 20 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29.05.2001 tarihli ve 1996/53 Esas, 2001/457 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlüğe girmesi sebebiyle dosya üzerinde yapılan uyarlama sonunda, adı geçenin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143. (ikişer kez) maddeleri uyarınca (iki kez) 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı mahkemenin 19.06.2006 tarihli ve 1996/53 Esas, 2001/457 sayılı ek kararını müteakip, sanığın 14.12.2009 tarihli dilekçesi ile yaptığı eski yasadan aldığı cezanın 5237 sayılı Kanun’a göre lehine incelenmesi ve mağduriyetinin giderilmesi talebi üzerine, anılan ek kararın kesinleştiğinden bahisle uyarlama talebinin reddine yönelik anılan mahkemenin 29.12.2009 tarihli ve 1996/53 Esas, 2001/457 sayılı ek kararına karşı sanığın itirazının reddine ilişkin Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14.05.2010 tarihli ve 2010/453-390 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 02.07.2010 tarih ve 2010/8250/44465 sayılı Kanun Yararına Bozma isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 2011/23234 esas 2012/4167 karar sayılı kararı ile hükümlünün … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19.06.2006 tarihli ve 1996/53 Esas, 2001/457 sayılı ek uyarlama kararından ilk defa 30.04.2010 tarihinde haberdar olduğu ve aynı tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu, böylece kararın kesinleşmediği, … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29.12.2006 tarih 1996/53 Esas, 2001/457 Karar sayılı red kararı ile … 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14.05.2010 tarih 2010/453 Esas, 2010/390 D. iş nolu red kararının yok hükmünde sayılarak kanun yararına bozma isteminin reddi ile hükümlünün 30.04.2010 tarihli süresinde yapılan temyiz istemi hakkında, ek tebliğname düzenlenmesi yönündeki kararı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ek tebliğname düzenlenmiş olmakla yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması,
2-5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 492/1-son. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hükümlünün müştekiler Ahmet Şenol ile Cevdet Paykocu’ya yönelik eylemlerinde 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4 ve 119/1-c. maddelerinde tanımlanan birden fazla kişi ile geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve şikayet bulunduğu için 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmemesi,
3-Hükümlünün yakalandıktan sonra müşteki …’un işyerinden çaldığı televizyonu sattığı kişinin yerini söyleyerek kısmi iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında; müşteki …’a kısmi iade nedeniyle rızasının bulunup bulunmadığı sorularak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Hükümlünün, müşteki …’a yönelik eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/1-son, 81/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, (uygulama olanağı varsa 168/1-4) 53/1; 116/2-4, 119/1-c, 53/1; 151/1, 53 maddelerinde;
Hükümlünün, müşteki Cevdet Paykocu’ya yönelik eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/1-son, 81/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 53/1; 116/2-4, 119/1-c, 53/1; 151/1, 53 maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından dolayı 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254 maddeleri uyarınca uzlaşma hükümleri değerlendirilerek, lehe yasa hükümlerinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’ın temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 11.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.