Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/11058 E. 2013/24149 K. 12.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11058
KARAR NO : 2013/24149
KARAR TARİHİ : 12.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I) Sanık …’e yüklenen hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede;
Sanığın, 5320 sayılı Yasa’nın 8. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen 7 günlük yasal süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiğinden, aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin REDDİNE;
II) Sanık …’a yüklenen hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede;
Suça konu inşaat malzemelerini inşaat sahasından çalan sanık … ve arkadaşlarının eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1. maddesinin “e” bendine uyduğu halde, hatalı nitelendirme ile aynı yasanın 141/1. maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; “5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm tümden çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyl
mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” tümcesinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III) Sanık …’a yüklenen hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Suça konu inşaat malzemelerini inşaat sahasından çalan sanık … ve arkadaşlarının eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1. maddesinin “e” bendine uyduğu halde, hatalı nitelendirme ile aynı yasanın 141/1. maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza tayin edilmesi;
2)Adli sicil kaydına göre sabıkasız olan sanığın kişiliği olumlu değerlendirilerek cezanın ertelenmesine karar verildiği halde hangi şartların bulunmadığı açıklanıp tartışılmadan öncelikle değerlendirilmesi gereken hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi;
3)Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Kabule göre de;
4)5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesine göre, cezası ertelenen sanık hakkında 1 yıldan ve mahkum edilen ceza süresinden az ve 3 yıldan fazla olmamak üzere denetim süresi belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’nın 326/son maddesi gereğince sanık …’ın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine, 12/09/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.