Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/11119 E. 2013/33556 K. 13.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11119
KARAR NO : 2013/33556
KARAR TARİHİ : 13.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın katılanlara yönelik hırsızlık suçları nedeniyle hükümler kurulurken, TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanması sırasında cezanın 1/5 artırıldığının belirtilmesine rağmen 1/6 oranında artırım yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B- Sanık … hakkında mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçları ile sanık … hakkında tüm suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Sanık …’un katılanlara yönelik hırsızlık suçları nedeniyle hükümler kurulurken, TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanması sırasında cezanın 1/5 artırıldığının belirtilmesine rağmen 1/6 oranında artırım yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık … hakkında katılanlara yönelik işyeri dokunulmazlığını ihlal eylemleri nedeniyle TCK’nın 116/1, 119/1-c ve 31/3 maddeleri gereğince ceza tayin edilirken 1 yıl 12 ay yerine, hesap hatası yapılarak 2 yıl hapis cezası tayiniyle fazla cezaya hükmedilmesi,
2- Sanık … hakkında katılanlara yönelik mala zarar verme suçları nedeniyle kurulan hükümlerde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesine göre, çocuk sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceği hususu gözetilmeden sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde tayin edilen para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrileceği belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Sanık … hakkında kurulan hükümlerde sasten işlemiş olduğu suçlardan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yalnızca, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 53/3 fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4-5271 sayılı CMK.’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık … hakkında katılanlara yönelik işyeri dokunulmazlığını ihlal eylemleri nedeniyle ayrı ayrı tayin edilen 2 yıl hapis cezalarının, 1 yıl 12 ay olarak ayrı ayrı düzeltilmesi ve yine sanık … hakkında katılanlara yönelik mala zarar verme suçları nedeniyle kurulan hüküm fıkralarındaki ” para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine ” ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılması ile sanık … hakkında kurulan hüküm fıkralarından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılarak, yerlerine ” 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin ayrı ayrı eklenmesi ve yine hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin müteselsilen alınmasına ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine ”sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-Sanık … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince ise;
Dairemizce de benimsenen ve Y….K.’nın 05.03.2013 günlü, 2012/1-1560 esas ve 2013/81 karar sayılı ve aynı günlü 2013/8-131 esas ve 2013/75 karar sayılı içtihatlarında da belirtildiği üzere, temyiz incelemesinden önce sanığın ölmesi hâlinde, müsadereye tâbi eşya olsun ya da olmasın, 5237 sayılı TCK’nın 64. maddesi uyarınca hükmün bozulmasıyla yetinilmesi, müteakip işlemlerin ise; mahkemesince yapılması gerekir.
UYAP’tan alınan nüfus kaydına göre, sanığın 16.03.2013 tarihinde öldüğünün belirtilmiş olması karşısında 5271 sayılı CMK’nın 223/8 ve TCK’nın 64/1. maddeleri uyarınca sanığın öldüğünün anlaşılması hâlinde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunlululuk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.