YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1164
KARAR NO : 2012/11135
KARAR TARİHİ : 15.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerini değiştiren 5560 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 19.12.2006 tarihinden önce işlenen suçlarda uygulama olanağı bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24. maddesine göre, 5560 sayılı Yasanın 25. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Yasanın 253. maddesindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçundan hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca aynı Yasanın 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlarından birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi ile 5395 sayılı Yasanın 23. maddesinin koşulları ve sonuçları değerlendirilirken; sabıkasız olması ve suç işleme hususunda eğilimin olmaması, cezasının ertelenmesi halinde yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaat geldiğinden cezasının ertelenmesine karar verildiği halde, “Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılmamış olması” denilmek suretiyle konut dokunulmazlığını bozma suçundan yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- Sanığın her bir eyleminden dolayı denetime olanak sağlayacak biçimde ayrı ayrı uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 50, 51 ve 5271 sayılı CMK’nın 231 maddelerinin değerlendirilmesi sırasında yazılı biçimde bir kez hüküm kurularak 5271 sayılı CMK’nın 232. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.