YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13544
KARAR NO : 2012/24515
KARAR TARİHİ : 20.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK’un 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1 maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince sanıklar … ve …’in temyiz talebinin isteme uygun olarak REDDİNE,
B- Sanıklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık … tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık …’in suçlamayı kabul etmeyerek kendisine iftira edildiğini savunması, suç tarihinde…Sokak No: 014 adresinde bulunan … Tekstil isimli işyerinde çalıştığını belirtilmesi karşısında; sanığın savunmasında belirttiği işyerinde suç tarihinde çalışıp çalışmadığının araştırılması, olaydan sonra müştekinin işyerinin içinden alınıp kime ait olduğu belirlenemeyen iki adet parmak izinin sanığa ait olup olmadığı konusunda rapor alınması ve … Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/2563 soruşturma sayılı dosyasının, dava açılmış ise dava dosyasının getirtilip incelenmesi, delil olabilecek belgelerin onaylı örneklerinin alınıp dosya içine konulmasından sonra kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanık …’ın soruşturma aşamasında uzlaşmak istediğini beyan etmesi, müşteki ve sanık …’in bu konuda beyanının alınmamış olduğunun dosya kapsamından anlaşılmasına göre; 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 24 ve 25. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri gereğince işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu ile ilgili olarak uzlaştırma işlemi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması durumunda uygulanabilecek olan 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi ile sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, koşullarının varlığı halinde uygulanabilecek olan 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin koşulları ve sonuçlarının aynı olmadığı; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, davanın düşürülmesi ile tüm hukuki sonuçlarını ortadan kaldırma olanağını tanıdığından, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis olması veya adli para cezası olması halinde öncelikle yasal bir zorunluluk olarak 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5-14. fıkralarında düzenlenmiş bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılma koşullarının bulunup bulunmadığı resen değerlendirilerek, olumsuz sonuca ulaşıldığı takdirde cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin 5237 sayılı Yasanın 51. maddesi yönünden değerlendirme yapılması gerektiği halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı değerlendirilmeden hüküm kurulması,
4- Kabule göre de;
a- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi ile uygulama yapılırken hapis cezasının 1 yıl 11 ay 10 gün yerine 1 yıl 1 ay 10 gün olarak belirlenerek, sonuçta eksik cezaya hükmedilmesi,
b- Sanıkların birlikte müştekiye ait işyerine saat 02.00 sıralarında gece sayılan zaman dilimi içinde girmek suretiyle hırsızlık suçunu gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sanıklara az ceza verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.