Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/13840 E. 2012/20639 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13840
KARAR NO : 2012/20639
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükümlü …’in, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakim takdirine göre; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Uyarlama yargılamasında, eski yasanın lehe olduğunun kabul edilmesi halinde önceki hükümde değişiklik yapılamayacağı gözetilmeden hükümlüler hakkında; 647 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince hapsin günlüğü 14 TL yerine 11 TL üzerinden paraya çevrilerek eksik ceza tayini,
2-Hükümlü … hakkında; … Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2001/1262-2002/87 sayılı kararı ile verilen erteli 94 910 400 TL adli para cezasının 03.02.2005 tarihli kesinleşen önceki hükümde TCK 95/2. maddesi gereğince aynen infazına karar verildiği ve eski yasa uygulamasının lehe olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu halde aynen infazına karar verilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması
3-Hükümlü … hakkında; adli sicil kaydındaki hükümlülüğün, 2253 Sayılı Yasanın 38. maddesi gereğince erteli olduğunun anlaşılması karşısında, ilamın getirtilerek silinme şartları oluşmuş ise; suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler ile 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlüler yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.