Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/13882 E. 2012/14979 K. 25.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13882
KARAR NO : 2012/14979
KARAR TARİHİ : 25.06.2012

Hırsızlık suçundan … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20/07/2011 tarihli ve 2011/84831 soruşturma, 2011/36027 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin …. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/12/2011 tarihli ve 2011/3796 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 09.05.2012 tarih ve 2012/8116/27463 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2012 tarih ve 2012/132568 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, şikâyetçinin cep telefonunun çalındığı iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucu … hakkında cep telefonunun çalındığına dair delil olmadığı, şikâyetçinin kaybetmiş olabileceği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından söz konusu telefonun IMEİ bilgileri bildirilmek suretiyle olay günü ve sonrası kullanılıp kullanılmadığının, kullanılmış ise kullanan numaraların ve sahiplerinin sorulması gerekirken, şikâyetçinin yaptığı şikâyet üzerine hiçbir araştırma yapılmadığı, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanunun 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma isteğine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile … Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına müşteki tarafından yapılan itirazının reddi hakkındaki …. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2011 tarih ve 2011/3796 Değişik İş sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesinde yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.