YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13887
KARAR NO : 2012/15358
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
Hırsızlık suçundan sanık …’nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/2, 522/1, 523, 71. maddeleri uyarınca 13 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 6. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 13/10/1994 tarihli ve 1994/415-696 sayılı kararını müteakip, sanığın talebi üzerine 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2/2. maddesi uyarınca adli sicil arşiv kaydının silinmesine ilişkin aynı Mahkemenin 07/11/2010 tarihli ve 2010/1207 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 09.05.2012 tarih ve 2012/8226/27648 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2012 tarih ve 2012/135977 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8. maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76. maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkumiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden…. Sulh Ceza Mahkemesinin 07/11/2010 tarih ve 2010/1207 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanını mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.