Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/13891 E. 2012/16225 K. 11.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13891
KARAR NO : 2012/16225
KARAR TARİHİ : 11.07.2012

KARAR

Hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlâl etme suçlarından sanık …’un beraatına, karar kesinleştiğinde gerçek faillerin tespiti amacıyla Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına dair Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/10/2011 tarihli ve 2010/168 esas, 2011/756 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 10.05.2012 tarih ve 2012/8261/27773 sayılı kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2012 tarih ve 2012/141372 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada elde edilen delillere göre adı geçen sanığın mahkûmiyetine yeterli her tür şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olmadığından bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatına hükmedildikten sonra suçun faillerinin tespiti amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş ise de, yapılan yargılama sonucunda hangi durumlarda beraat kararına hükmedileceğinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2. maddesinde gösterildiği, söz konusu maddenin (b) bendine göre “yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması” durumunda beraat kararı verilebileceği gibi (e) bendine göre “yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” durumunda da beraat kararına hükmedilebileceğinin düzenlendiği, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması hâlinde gerçek fail ya da faillerin yakalanması için soruşturmaya devam olunmasının gerekliliği konusunda şüphenin bulunmadığı, ancak suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığından bahisle beraat kararının şüpheden sanığın yararlanacağına ilişkin ceza hukukuna hâkim ilkenin bir sonucu olduğu, bu durumunda verilen beraat kararının (b) bendinde gösterilenden farklı olarak ortada başka fail ya da faillerin olabileceği anlamını taşımayacağı, hakkında yeterli delil bulunmadığından bahisle beraatına karar verilen sanık yönünden dahi yeniden başlatılan soruşturma sonucunda elde edilecek daha kesin ve inandırıcı delillerin aleyhine yeniden yargılama nedeni olarak kabulünün mevcut Ceza Muhakemesi hükümlerine göre olası bulunmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde suçun faillerinin tespiti amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığı bozma suçlarından sanık … hakkında Çorlu 1. Aslîye Ceza Mahkemesince verilen 25/10/2011 tarihli ve 2010/168 esas, 2011/756 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA,
..//.
-2-

Hüküm fıkrasından ” Karar kesinleştiğinde gerçek faillerin zamanaşımı süresinde tespiti hususunda gereğinin takdir ve ifası makamlarına ait olmak üzere Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına” ilişkin bölümün çıkartılmasına; karardaki diğer yönlerin saklı tutulmasına, 11.07.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. \