Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/13905 E. 2012/24519 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13905
KARAR NO : 2012/24519
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iftira
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında geceleyin birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını ihlale teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüş gerekçeli karar başlığına şikayetçinin ismi yazılmamış ise de mahallinde ilavesi mümkün görülmüştür.
A-Saınıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum oldukları anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6 maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında iftira ,sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanığın isminin kardeşi tarafından kullanıldığının iddia edilmesi karşısında sanığın haberdar olduğu sürede kararı temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; iftira suçunun sanık … tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
l-Sanık … müdafiinin 23.02.2010 tarihli dilekçesinde, suç işleyen gerçek kişinin sanığın kardeşi …olduğunu, yakalandığında ise kendisini … olarak tanıttığını iddia etmesi karşısında, gerçek suç işleyen kişinin sanık … olup olmadığının araştırılmasında zorunluk bulunması,
2-Yakalandıktan sonra kimliğinin sorulması üzerine kardeşi … Küçük …’ın ismini vererek iftira suçunu işleyen sanık …’ın, … … hakkında soruşturma başlamadan gerçek ismini söyleyerek iftirasından döndüğü halde TCK’nın 269/1. maddesinin uygulanmaması suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmediimesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi