YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15125
KARAR NO : 2013/27202
KARAR TARİHİ : 03.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
İddianamede belirtilen aynı apartmandaki 6 nolu dairenin kapısını açmaya çalıştıkları iddasına ilişkin zamanaşımı süresinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.05.2012 tarih, 2012/3-153 E-K. Sayılı kararı gereğince, 24.06.2009 tarihli duruşmada sanık …’a ait nüfus ve adli sicil kayıtlarının okunduğunun, bunun üzerine de sanığın bu kayıtları kabul ettiğini belirttiğinin anlaşılması karşısında, sabıka kayıtlarından haberi olan ve buna itirazı olmayan sanığa ayrıca TCK’nın 58. maddesinden ek savunma hakkı tanınması gerekmediğinden tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihi itibariyle yaz saati uygulaması çerçevesinde, güneşin batış saatinin 20:18 olduğu ve gece vaktinin saat 21:18’da başladığı, suçun ise saat 21:00 sularında işlendiği anlaşılmakla, suçun gündüz sayılabilecek zaman diliminde işlendiği halde hatalı değerlendirme sonucu 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 143. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılıp 142/1-b madde uyarınca belirlenen 2 yıl hapis cezasından 35/2. maddesi uyarınca 1/4 oranında, 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapmak ve netice 1 yıl 3 ay hapis cezasına çevrilmek suretiyle SONUÇ CEZANIN 1 yıl 3 ay hapis cezasına indirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihi itibariyle yaz saati uygulaması çerçevesinde, güneşin batış saatinin 20:18 olduğu ve gece vaktinin saat 21:18’da başladığı, suçun ise saat 21:00 sularında işlendiği anlaşılmakla, suçun gündüz sayılabilecek zaman diliminde işlendiği halde sanık hakkında TCK’nın 116/4. maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,
2-Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanığın rıza harici müştekinin konutuna girdiğinin anlaşılması karşısında konut dokunulmazlığını ihlal suçunun tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygunı olarak BOZULMASINA,sanık hakkında 5320 sayılı Yasa’nın 8. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin saklı tutulmasına, 03.10.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.