Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/15779 E. 2012/21361 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15779
KARAR NO : 2012/21361
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
Sanığın eylemlerinin 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 61, 522 ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 35 ve 116/1 maddesine uyan suçu oluşturduğu halde 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 35. maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 esas, 2008/74 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK’nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Yasanın 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ”5237 sayılı yasanın 58. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi uyarınca, lehe hükmü belirlemek için 5237 sayılı TCK ve 765 sayılı TCK hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması yapılırken, 765 sayılı TCK’nın 81. maddesine göre tekerrüre esas alınan ilamının henüz infaz edilmediği, sanığın tekerrüre esas başka bir ilamının da bulunmadığının anlaşılması karşısında, hakkında 765 sayılı TCK’nın 81. maddesinin uygulanmaması ve aynı Yasanın 522. maddesi uyarınca cezasından indirim yapılması durumunda 765 sayılı TCK’nın sanık lehine olduğu ve uygulanması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanıkların eylemleri 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 61, 522 ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 35 ve 116/1 maddesine uyan suçu oluşturduğu halde 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 35. maddesi ile uygulama yapılması,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 esas, 2008/74 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK’nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Yasanın 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … Ateş müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 11.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.