YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15842
KARAR NO : 2013/26103
KARAR TARİHİ : 24.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulaması sırasında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanacağının belirtilmemesi infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin suçun saat 18.30 ila 06.30 arasında işlendiğini belirtmiş olması, olay tarihinde güneşin saat 19.05’de batıp 06.04’de doğduğunun anlaşılması karşısında; eylemin gece vakti gerçekleştirildiğinin kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince hırsızlık suçunun gündüz vakti işlendiğinin kabulü gerekirken, TCK’nın 143. maddesi gereğince artırım yapılması,
2-TCK’nın 53/1. maddesinin c bendindeki “kendi alt soyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılarak, 142/1-b maddesi uyarınca sonuç cezanın neticeten 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi; “53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin, saat 18.30’da ayrıldığı işyerine saat 06.30’da geldiğinde hırsızlığı farketmesi ve güneşin olay tarihinde saat 19.05’de batıp 06.04’de doğduğunun sabit olmasına göre, eylemin gece vakti işlendiğine dair delil bulunmadığı gözetilmeden TCK’nın 116/4. maddesi ile uygulama yapılarak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması,
2-TCK’nın 53/1. maddesinin c bendindeki “kendi alt soyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 24.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.