Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/16410 E. 2013/27577 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16410
KARAR NO : 2013/27577
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından dava zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş, tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık … hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK’nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yetmeyeceği, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyi niyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesinin gerektiği anlaşılmışır.
Somut olayda, satın alan hurdacı hakkında farklı bir dosyada TCK’nın 165. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yargılamanın ne aşamada olduğunun bilinmediği, hırsızlık suçunun faili olan sanık … suça konu yağ doldurma makinesini sattıkları hurdacıyı kolluk görevlilerine göstererek malzemenin kolluk tarafından muhafaza altına alınıp müştekiye iadesini sağlamış ise de; satın alanın zararını aynen iade ya da tazmin yoluyla gidermediği ya da satın alandan elde ettiği parayı kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmediği gözetildiğinde sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun infaz tarihine kadar; sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
2- 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiği düşünüldüğünde, hüküm kısmında “müştereken ve müteselsilen” denilmek suretiyle yargılama giderlerinin sanıklardan hangi oranda tahsil edileceğinin belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından öncelikle TCK’nın 53. maddesi ile ilgili kısım çıkarılarak yerine ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi; ardından ise hüküm fıkrasının yargılama giderleri ile ilgili bölümden “müştereken ve müteselsilen sanıklardan alınmasına” ibaresinin çıkarılarak “sanıklardan eşit olarak tahsiline” ibaresinin eklenmesi eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.