Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/16495 E. 2012/26107 K. 05.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16495
KARAR NO : 2012/26107
KARAR TARİHİ : 05.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, Dairemizce de benimsenen 09.10.2012 tarih ve 2012/405-1802 sayılı kararında belirtildiği üzere; iddianamede geceleyin işyeri dokunulmazlığının ihlali eyleminin anlatımının yapılması karşısında, ek savunma verilmek suretiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4. maddesi uyarınca hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede yer alan ve bu konuya değinen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihi gözetilerek, 15-18 yaş grubunda yer alan sanığa yüklenen hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçları yönünden 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5560 sayılı Yasanın 41. maddesiyle yapılan değişiklikten önceki 24. maddesine göre taraflara usulüne uygun uzlaşma teklifinde bulunulmadan yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca seçenek tedbire çevrilmesi zorunluluğunun, aynı Yasa’nın 51. maddesinde düzenlenen ve uygulanması takdire bağlı bulunun erteleme kurumuna göre öncelik taşıdığı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-İşyeri dokunulmazlığının ihlali eylemi ile ne gibi bir maddi zararın ortaya çıktığı belirtilmeden, meydana gelen zararın giderilmediği gerekçesi ile sanık hakkında bu suç yönünden 5395 sayılı Yasa’nın 23. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-5237 sayılı TCK’nın 116/2-4. maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hüküm fıkrasında hapis cezasının hatalı yazılması suretiyle hükmün karıştırılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 05.12.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.