YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17086
KARAR NO : 2013/30206
KARAR TARİHİ : 28.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 tarih, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere sanık …’un, arkadaşları … ve … ile beraber 10.06.2003 günü belirlenemeyen vakitte müştekinin işyerinin muhkem kepenk kilitlerini kırıp içeriden 2 adet overlok makinası ile 1 adet dikiş makinasını çaldıktan sonra, 29.10.2003 günü ihbar üzerine yakalandığında makinaları sattığı yeri söyleyip, 1 adet overlok makinası ile 1 adet dikiş makinasının suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan beraat eden …’tan ele geçirilmesini sağladığı anlaşılmış ise de; makinaları satın alan …’ın zararının giderilmediği, dolayısı ile sanığın haksız kazanç elde etmesi ve etkin pişmanlık şartlarının bulunmaması nedeniyle tebliğnamedeki (1 nolu) bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müşteki Ahmet İplikçi’nin 09.06.2003 günü saat 21:00 sıralarında işyerini kapattığını, 10.06.2003 günü saat 07:45 sıralarında ise, işyerinden hırsızlık yapıldığını fark ettiğini söylemesi, sanık …’un da 29.10.2003 tarihli yer gösterme tutanağında saat 05:30 sıraları gerçekleştirdiklerini belirtmesi, olay tarihinde de güneşin saat 04:27’de doğduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesine uygun olarak, eylemin geceleyin işlendiğine dair delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi ile uygulama yapılması,
2-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522 (Pek Fahiş), 59. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanık …’un, arkadaşları … ve … … ile beraber 10.06.2003 günü belirlenemeyen vakitte müştekinin işyerinin muhkem kepenk kilitlerini kırıp içeriden 2 adet overlok makinası ile 1 adet dikiş makinasını çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 62, 53/1. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Kanunun 116/1, 119/1-c, 62, 53/1. ve 151/1, 62, 53.maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, mala zarar verme suçu yönünden müştekinin CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma önerisini kabul etmediği de değerlendirilip, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun yeniden belirlenmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
3-5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken çalınan makinaların değeri dikkate alınarak alt sınır aşılarak ceza uygulaması yapılması gerekirken, yetersiz ve oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın korunmasına, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.