Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/18175 E. 2012/20660 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18175
KARAR NO : 2012/20660
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

Hırsızlık suçundan sanık … hakkında yapılan duruşma sonunda; hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesince verilen 31.07.2007 tarih 2006/313-2007/193 sayılı hükmün sanık müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 29.05.2012 tarih ve 2011/20713-2012/12653 sayılı ilamın oy birliğiyle bozulması yolundaki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30.07.2012 tarih ve 6-2007/243298 sayılı yazısı ile verilen kararın Düzeltilerek Onanması yönünde Yargıtay Birinci Başkanlığına itiraz talebinde bulunulması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun da 10.07.2012 tarih 2012/1214-1755 sayılı kararı ile 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 308/2. maddesi uyarınca itirazla ilgili yeniden değerlendirme yapılmak üzerine dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargıtay C.Başsavcılığının 30.07.2012 tarih ve 6-2007/243298 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 29.05.2012 tarihli 2011/20713 Esas ve 2012/12653 Karar sayılı bozma kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye ait olduğu düşünülmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 2 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.