Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/18235 E. 2012/20249 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18235
KARAR NO : 2012/20249
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

İTİRAZ
Hırsızlık suçlarından sanıklar … ve … haklarında yapılan duruşma sonunda; hırsızlık suçundan mahkumiyetlerine ilişkin … 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.06.2007 tarih 2001/533 esas ve 2007/288 karar sayılı hükümlerin sanıklar müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 09.01.2012 tarih ve 2011/2599-2012/121 sayılı ilamı ile sanık … yönünden bozulması yolundaki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21.02.2012 tarih ve 2008/23179 sayılı yazısı ile verilen kararın Eleştiri ile Onanması yönünde Yargıtay Birinci Başkanlığına itiraz talebinde bulunulması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun da 10.07.2012 tarih 2012/357-991 sayılı kararı ile 6352 sayılı Yasanın 99 ve 101.maddeleri uyarınca itirazla ilgili yeniden değerlendirme yapılmak üzerine dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2012 gün ve 2008/23179 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 09.01.2012 tarihli 2012/2599 Esas ve 2012/121 Karar sayılı sanık … hakkındaki bozma kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Sanık …’ün sabit kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilmesinin içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği, aksi halin, sanığın; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık hakkında temel ceza tayin edilirken kısa kararda yanlış gösterilen kanun maddesinin TCK’nın 493/1. maddesi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinin yanında, aynı yasada düzenlenen 116/4,119/1-c ve 15l/l. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından oluşturduğu gözetilerek, bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması, sanığın üç arkadaşı ile birlikte aldıkları ortak suç işleme kararı kapsamında, suça doğrudan katıldığı gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine 39/1, maddesi uyarınca uygulama yapılması ve sanığın eylemini ikiden fazla kişi ile birlikte ve doğrudan katılarak işlediğinin anlaşılması karşısında; 765 sayılı TCK’nın 493/son maddesinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışındaki yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA 01/10/2012 gününde oybirliğiyle kararverildi.