Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/18253 E. 2012/20630 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18253
KARAR NO : 2012/20630
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

Hırsızlık suçundan sanık … hakkında yapılan duruşma sonunda; hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin … 2. Asliye Mahkemesince verilen 22.04.2008 tarih 2008/26 esas 2008/282 karar sayılı hükmün sanık müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 03.10.2011 tarih ve 2011/28513 esas 2011/1881 karar sayılı ilamı ile oy birliği ile bozulması yolundaki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.11.2011 tarih ve 2008/226422 sayılı yazısı ile verilen kararın kaldırılması ve esastan inceleme yapılması yönünde Yargıtay Birinci Başkanlığına itiraz talebinde bulunulması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun da 10.07.2012 tarih 2011/475-2012/321 sayılı kararı ile 6352 sayılı Yasanın 99 ve 101.maddeleri uyarınca itirazla ilgili yeniden değerlendirme yapılmak üzerine dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.11.2011 tarih ve 2008/226422 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 03.10.2011 tarih ve 2011/28513 esas 2011/1881 karar sayılı kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün maddelerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilmeyip, 765 sayılı yasaya göre verilmesi gereken ceza denetime olanak sağlayacak biçimde belirlenmeden hüküm kurulması ve sanığın, diğer arkadaşı … Demirtaş ile birlikte yakınan …’na ait otelin camını gece saat 02.00 sıralarında kırarak içeriye girdiği, yakınana ait bir kısım eşya ve araç anahtarını aldıktan sonra, aynı otelde müşteri olarak kalan yakınan …’ın odasına girerek pantolonundaki 35 TL. parasını alıp, dışarıda park halinde bulunan aracı çalıştırmak suretiyle gerçekleştirmiş olduğu hırsızlık suçundan dolayı açılan iddianame ile, 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin de uygulanması istenildiği halde, bu konuda bir değerlendirme yapılmadan iki ayrı suç oluşturan olayın tek suç kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması ve ayrıca sanığın yakınan …’na yönelik eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/2, 522/1 (pek aşırı), 81/2 ve 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d, 143. maddelerine; yakınan …’a yönelik eyleminin 765 sayılı TCK’nın 492/1, 81/2 ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143. maddelerine uyduğu, lehe Yasanın da uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi mahkemece yapılan uygulama sonucunda hükmolunan cezanın süresi gözetildiğinde 5237 sayılı Yasa ile kurulan hükmün lehe olduğundan ve karşı temyiz de bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun sanıktarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 7/3. maddesi dikkate alınmadan 58. madde ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından cezanın 5237 sayılı Yasanın 58/6. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin bölümün karardan çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.