Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/19199 E. 2012/20995 K. 10.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19199
KARAR NO : 2012/20995
KARAR TARİHİ : 10.10.2012

Hırsızlık suçundan sanıklar … ve … hakkında yapılan yargılama sonucunda; sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin … 8. Asliye Mahkemesince verilen 10.09.2007 tarih 2006/971-2007/683 E-K. sayılı hükmün sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.06.2012 tarih ve 2011/12658-2012/15152 E-K. sayılı ilamı ile sanıklar hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanması sırasında tekerrüre esas ilamın gösterilmemesi nedeniyle ilam gösterilerek düzelterek onama yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.09.2012 tarih ve 6-2007/293093 sayılı yazısı ile, tekerrüre esas olan ilamlardan en hafif olanının esas alınarak düzelterek onama yapılması gerektiği yönünde 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi uyarınca yapılan itirazla ilgili yeniden değerlendirme yapmak üzere dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

Dairemizin belirtilen kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.09.2012 tarih ve 6-2007/293093 sayılı itiraz istemi yerinde görülmemiş olduğundan itirazın REDDİ ile 5271 sayılı CMK’nın 308/3. fıkrası uyarınca Dairemizin 27.06.2012 tarih ve 2011/12658-2012/15152 E-K. sayılı Düzelterek Onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 10.10.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması sırasında hangi ilamın tekerrüre esas alındığının karar yerinde gösterilmemesi bozma nedeni olup bu hususta bir ihtilaf yoktur.

Ancak sayın çoğunluk bozma ile yetinmeyip her bir sanığın adli sicil kaydında yazılı çok sayıdaki ilamlar içerisinden en ağır gördüklerini seçerek bunları karara ilave etmek suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermişlerdir.

Bu karara aşağıda yazılı nedenlerle katılmak mümkün olmamıştır.

1- Sanıklardan …’ın adli sicil kaydında 3 mahkumiyeti mevcut olup bunlardan … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/05/2003 tarihinde kesinleşen 27/03/2003 tarih 01/81-388 E, K sayılı ilamı ile 3 yıl 4 ay hapis cezası;

Sanıklardan …’in adli sicil kaydında 30 adet bilgi hizasında çok sayıda mahkumiyeti mevcut olup bunlardan … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2002 tarihinde kesinleşen 15/08/2005 tarihinde yerine getirilen 16/05/2001 tarih, 00/220-715 E, K sayılı ilamı ile 2 yıl 8 ay hapis cezası tekerrür uygulanmasına esas alınmıştır.

Yerel Mahkeme çok sayıda tekerrüre esas alınabilecek mahkumiyetler mevcut olması halinde bunlardan en ağırı değil de daha hafif olanı tekerrür uygulanmasına esas alır ise bu husus bozma nedeni yapılıp en ağırının eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmesi mümkün olup bu durumda halen yürürlükte bulunan CMUK’un 326/son maddesi doğrultusunda, 5275 sayılı CGTİHK’un 108/2 maddesi gereğince şartlı tahliye süresine eklenecek ceza yönünden kazanılmış hakkın korunması zorunlu olup, bu hususa işaret edilmesi gerekir.

Buna karşın, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28/02/2012 gün ve 2011/6-245 esas, 2012/61 karar sayılı, yine 20/03/2012 gün ve 2011/6-383 esas, 2012/113 karar sayılı kararlarında belirtildiği gibi tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında hangi ilamın tekerrüre esas alındığı karar yerinde gösterilmeden hakkındaki cezanın “mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” karar verilmesi halinde, aleyhe temyiz bulunmaması durumunda 1412 sayılı CMUK’un 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326/son maddesinde belirtilen, lehe temyiz davası üzerinden cezanın aleyhe değiştirilmemesi kuralı uyarınca sabıkasındaki ilamlardan ceza miktarı bakımından en hafif olanının tekerrüre asas alınması gerektiği kabul edilmelidir.

2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06/03/2012 gün ve 2011/13-384 Esas, 2012/82 Karar, yine 20/03/2012 gün 2011/6-383 esas, 2012/113 karar sayılı ilamları gibi bir çok ilamları birlikte değerlendirildiğinde “tekerrüre esas ilamın karar yerinde gösterilmemesi” şeklinde yapılan yasaya aykırılık gerek tek başına gerekse TCK’nın 53. maddesinin yanlış uygulanması veya cezaların toplanması gibi düzeltilebilir şekilde diğer yasaya aykırılıklarla birlikte mevcut olması halinde kararın bozulmasıyla yetinilmekte olup ayrıca yerel mahkemenin yerine geçerek çok sayıda adli sicil kaydından tekerrüre esas olabilecek mahkumiyeti seçip mahalli mahkeme kararına eklemek suretiyle kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmediği gözetilerek dairemizce de yapılan incelemede kararın bozulmasıyla yetinilip düzeltilerek onama yoluna gidilmemesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne karşıyız.