YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19709
KARAR NO : 2012/26572
KARAR TARİHİ : 10.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın şikayetçiden cep telefonu ve dükkanının anahtarını aynı anda aldıktan sonra, aldığı anahtarla şikayetçinin dükkanına girerek eşyalarını alması eyleminin Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.06.2012 tarih 2012/13-194 Esas 2012/243 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere bir bütün halinde “haksız yere elde bulundurulan anahtarı kullanmak suretiyle” işlenen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu, buna göre; sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’ya göre 493/2. maddesine uyduğu, 5237 sayılı TCK’ya göre ise, 142/2-d maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra yakınma bulunduğu için aynı yasanın 116/1. maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilerek, işyeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden usulüne uygun şekilde uzlaşma olanağı sağlandıktan sonra 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak, lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son. maddesi gereğince sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 03.12.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.