YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19847
KARAR NO : 2013/34902
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
…
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müştekinin 06/07/2004 tarihli kollukta alınan ifadesinde; aracını satın almak için iki kişinin yanına geldikleri, şahıslardan birinin yanında kaldığı, diğer şahsın ise sanayiye arabayı göstermek için gittiği ve bir müddet sonra geri döndüğü, şahısların arabayı satın almak için para çekeceklerini söyleyip yanından ayrıldıkları, aracını bir süre sonra kontrol ettiğinde park ettiği yerde bulamayarak çalındığını anladığını beyan ettiği, oto görgü ve tespit tutanağına göre, aracın iç görünümün normal ve çalışır vaziyette olduğunun tespit edildiği, sanıkların aracı sanayiye götürdükleri sırada aracın anahtarlarının kopyasının yaptırıldığının anlaşılması karşısında; eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/2 maddesi (5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesi) kapsamında kaldığı ve zamanaşımı süresinin dolmadığı kabul edilmiş, mahkemenin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesini (765 sayılı TCK’nın 492/1) uygulaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 29/6/2005 tarihinde 5237 sayılı TCK’nın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 1.6.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, 5237 sayılı TCK’nın lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamalarda, aynı Yasanın 58. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.