YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22229
KARAR NO : 2013/36348
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 02.12.2008 yerine yanlış gösterilmesi yerinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş, adli sicil kaydından, tekerrüre esas daha ağır hükümlülüğünün bulunduğu anlaşılan sanık … hakkında, daha az ceza içeren kararın TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasında esas alınması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I- Sanık … hakkında hırsızlık suçundan, sanık … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
02.12.2008 günlü olay yeri inceleme tutanağı ve 16.11.2009 günlü bilirkişi raporuna göre, ağaçlık alan içinde dışarıdan görülmesi mümkün olmayacak şekilde bırakılan suça konu eşyanın sanıklar tarafından hakimiyet alanına geçirildikten sonra, hırsızlık eylemini tespit eden güvenlik güçlerince çevrede yapılan arama neticesinde kesintisiz takip olmaksızın yakalandığının anlaşılması karşısında, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK’nın 53/1. maddesinin c bendindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, “kendi alt soyu” yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, takdiri indirim maddesiyle cezada indirime gidildiği halde, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet kararlarında, nedenleri oluşmadığından bahisle yeterli olmayan gerekçeyle takdiri indirim uygulanmaması suretiyle kararda çelişki yaratılması,
2- TCK’nın 53/1. maddesinin c bendindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, “kendi alt soyu” yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 26.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.