YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22833
KARAR NO : 2013/39280
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahkemece, sanık …’ün hazır bulunduğu oturumda tefhim edilen hükmün, tebliğden itibaren 7 gün içerisinde temyiz edilebileceğine karar verilerek yasa yolu süresinin “tebliğden” itibaren başlayacağı şeklinde yanlış anlamaya neden olacak ifadelere yer verilmek suretiyle sanık …’ün yanıltıldığının anlaşılması karşısında; gerekçeli kararın 13/07/2010 tarihinde tebliği üzerine sanık tarafından 16/07/2010 tarihinde ileri sürülen temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
I)Sanık …’e yüklenen hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık …’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; “5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm tümden çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” tümcesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanık …’e yüklenen konut dokunulmazlığını ihlal suçu bakımından yapılan incelemede;
Bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesinin o olay hakkında da dava açıldığını göstermediği; dava konusu yapılacak eylemin bağımsız olarak açıklanması gerektiğinden iddianamedeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre, sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi, ayrıca iddianame de düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında; hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden dava konusu dışına çıkılarak 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ün temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12/12/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.