YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24348
KARAR NO : 2013/40049
KARAR TARİHİ : 18.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 35/2. maddesi uyarınca temel cezadan indirim yapılırken sanığın suç yolunda katettiği mesafe ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözönüne alınarak indirim oranının belirlenmesi yerine, hırsızlık suçundan en üst sınırdan indirim yapılması suretiyle hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suç tarihi ve suç yeri itibarıyle güneşin doğuş ile batış saatleri ve yaz saati uygulaması da dikkate alınarak güneşin 05.39’da doğduğunun, 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesi gereğince gece vaktinin 04.39’da sona erdiğinin anlaşılması ve müştekinin her ne kadar 18/02/2010 tarihli keşif sırasında alınan beyanında, “tahminimce 03.30 – 04.00 saatleri arasında işyeri içerisindeki köpeklerin havlamasına uyandığını” beyan etmekte ise de, soruşturma aşamasında olaydan hemen sonra alınan beyanında, olayın saat 04.45’te gerçekleştiğini kesin olarak ifade ettiğinin anlaşılması karşısında, müştekiye yönelik hırsızlığa teşebbüs suçunun şüphe bulunduğundan dolayı gündüz vakti işlendiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden sanık hakkında TCK’nın 143. maddesiyle temel cezadan arttırım yapılması,
2-Kasten işlemiş olduğu suçlardan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yalnızca, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hırsızlık suçundan kurulan hüküm fıkrasından TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması ile sanığın teşebbüs nedeniyle indirimin yapıldığı 7 ay hapis cezasının 6 ay hapis cezası, takdiri indirimin uygulandığı hüküm fıkrasındaki 5 ay 25 gün hapis cezasının 5 ay hapis cezası olarak düzeltilmesi ve yine hüküm fıkralarından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılarak, yerlerine ”TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin ayrı ayrı eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suç tarihi ve suç yeri itibarıyle güneşin doğuş ile batış saatleri ve yaz saati uygulaması da dikkate alınarak güneşin 05.39’da doğduğunun, 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesi gereğince gece vaktinin 04.39’da sona erdiğinin anlaşılması ve müştekinin her ne kadar 18/02/2010 tarihli keşif sırasında alınan beyanında, “tahminimce 03.30 – 04.00 saatleri arasında işyeri içerisindeki köpeklerin havlamasına uyandığını” beyan etmekte ise de, soruşturma aşamasında olaydan hemen sonra alınan beyanında, olayın saat 04.45’te gerçekleştiğini kesin olarak ifade ettiğinin anlaşılması karşısında, müştekiye yönelik konut dokunulmazlığını ihlal suçunun şüphe bulunduğundan dolayı gündüz vakti işlendiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden sanık hakkında TCK’nın 116/2-4. maddesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması neticesi fazla ceza tayini,
2-Kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yalnızca, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 18.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.