Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/24381 E. 2012/27226 K. 17.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24381
KARAR NO : 2012/27226
KARAR TARİHİ : 17.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, 1412 sayılı CMUK’nın 138, 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 149, 150. maddeleri uyarınca, şüpheli veya sanığın soruşturma ve kovuşturmanın her evresinde savunman talep edebileceği gibi şüpheli veya sanık on sekiz yaşını doldurmamış yada sağır, dilsiz veya kendini savunamayacak durumda malul olursa istemi aranmaksızın savunman atanacağı, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiiye yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu müdafii sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa da; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği, … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.11.2004 tarihli 2004/662-757 sayılı kararının hükümlü … tarafından temyiz edilmeden kesinleştiği, mahkemece hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılarak verilen uyarlama kararının hükümlüye atanmış müdafiiye tebliğ edildiği, adı geçen hükümlünün uyarlama kararından haberdar olmadığı ve hükmün de atanmış müdafii tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında; yokluğunda verilen … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13.05.2010 günlü ek kararının hükümlü …’ya tebliği ile bu belge ve sunarsa temyiz dilekçesi ya da müdafiinin temyiz talebine rıza gösterip göstermediğine ilişkin beyanı da eklenmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 05.04.2012 tarihinde mahkemesine iade olunması üzerine mahkemesince sanığın savunma adresine tebligat yapılmadan, doğrudan mernis adresine Tebligat Kanunun 21. maddesine göre yapılan tebligatla yetinildiği, bu itibarla yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın savunma adresine tebliği ile bu belge ve sunarsa temyiz dilekçesi ya da müdafiinin temyiz talebine rıza gösterip göstermediğine ilişkin beyanı da eklendikten ve bu konuda ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.