Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/26469 E. 2013/4846 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/26469
KARAR NO : 2013/4846
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar vermek, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 03.08.1992 tarihinde doğan sanığın, hükmün verildiği 12.10.2010 tarihli oturumda 18 yaşını doldurduğu gözetilmeden, duruşmanın açık yerine gizli yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 182 ve 185. maddelerine aykırı davranılması,
2-Suç tarihinde 15 yaşını bitirmemiş olan sanığın, yüklenen suçun anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğine sahip olup olmadığına ilişkin uzman hekimden rapor alınmadan hükümlülüğüne karar verilmesi,
3-Müşteki …’ın 22.04.2007 günü saat 19:30 sıralarında evinin kapısını kilitleyerek komşuya gittiklerini, aynı gün saat 23:30 sıralarında evine geldiğinde ise evden hırsızlık yapıldığını fark ettiğini söylemesi ve olay tarihinde de güneşin 19:56’da battığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesine uygun olarak, eylemin geceleyin işlendiğine dair delil bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi ile uygulama yapılması,
4-07.07.2009 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 5918 sayılı Kanun değişikliğinden önce suçun işlenmiş olması karşısında; konut dokunulmazlığının ihlali suçu için 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
5- Suçun gece vakti gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında konut dokunulmazlığın ihlali suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 116/4. maddesi ile uygulama yapılmaması,
6-Suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmeyen sanık hakkında hapis cezası ve adli para cezasının seçenek yaptırım olarak öngörüldüğü mala zarar verme suçundan hapis cezasına hükmedildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 50/2. maddesi ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği hallerde aynı içeriği kapsayan 5237 sayılı TCK’nın 50/1-b maddesinin uygulanamayacağı gözetilerek, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının aynı Kanunun 50/1. maddesinde öngörülen diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi
7- Sanık hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığın ihlali suçlarından verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesi gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
8- 5237 sayılı Kanunda cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenlenmenin bulunmadığı ve 5275 sayılı Kanunun 99/1.maddesi gereğince, hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olduğu ve varlıklarını ayrı ayrı koruyacağı gözetilmeden,sanık hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığın ihlali suçlarından verilen adli para cezalarının toplanması karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.