Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/2953 E. 2012/26110 K. 05.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2953
KARAR NO : 2012/26110
KARAR TARİHİ : 05.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, tespit edilen parmak izinin kendisine aidiyetine yönelen bir itirazının bulunmaması da gözetilerek, tebliğnamede yer alan ve yeniden parmak izi incelemesi yaptırılmasına değinen düşünce benimsenmemiş, yine 05.07.2007 tarihli görgü tespit tutanağı ve olay yeri inceleme raporuna, 06.02.2009 tarihli keşfe ve bu keşifte dinlenen tutanak düzenleyicisi kolluk görevlisi tanık …’in yeminli anlatımlarına, 09.02.2009 tarihli bilirkişi raporu ve rapora ekli olay yeri basit krokisi ile dosya kapsamı ile uyumlu gerekçeye göre; sanığa ait parmak izinin, günlük hayatta herhangi bir nedenle katılanın işyerine gelen bir kimsenin parmak izi bırakmasına olanak bulunmayan bir noktada, giriş kapısının sol tarafında yer alan ve zeminden 50 cm yüksekliğe kadar olup işyerine girmek amacıyla kırıldıktan sonra tutularak içeride yer alan televizyonun üzerine bırakılan kırık cam parçası üzerinden elde edilmesi karşısında, tebliğnamede yer alan ve sanığın bahse konu işyerinin bulunduğu pasajda çay dağıtımı yapıp yapmadığı hususunda zabıta araştırması yapılması gerektiğine değinen düşünceye de iştirak edilmemiştir.
I-Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde yer alan güvenlik tedbirlerinin seçimlik olmadıkları gözetilmeden, (e) bendinde yer alan güvenlik tedbirine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde yer alan güvenlik tedbirlerinin seçimlik olmadıkları gözetilmeden, (e) bendinde yer alan güvenlik tedbirine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 05.12.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.