YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3186
KARAR NO : 2013/21005
KARAR TARİHİ : 02.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık … hakkında kurulan hükümlere yönelik temviz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine gore sanık …’ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddıyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, I16/1’ 119/1 “c ve 151. maddelerinde belirtilen suçlar için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 66/2 maddelerinde belirtilen 4 yıllık aslı dava zamanaşımının, karar tarihi olan 16.06.2009 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafıinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III- Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK’nın 05.03.2013 günlü, 2012/1-1560 esas ve 2013/81 karar sayılı ve aynı günlü 2013/8-131 esas ve 2013/75 karar sayılı içtihatlarında da belirtildiği üzere, temyiz incelemesinden önce sanığın ölmesi hâlinde, müsadereye tâbi eşya olsa bile 5237 sayılı TCK’nın 64. maddesi uyannca, hükmün bozulmasıyla yetinilmesi, müteakip işlemlerin ise; mahkemesince yapılması gerekir.UYAP’tan alınan nüfus kaydına göre, suça sürüklenen çocuğun 07.04.2013 tarihinde öldüğünün belirtilmiş olması karşısında 5271 sayılı CMK’nın 223/8 ve TCK’nın 64/1. maddeleri uyarınca sanığın öldüğünün anlaşılması hâlinde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunlululuk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,
IV-Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakımin takdirine göre; suçun, suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir,
Ancak;
1- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında daha önceden hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında tayin edilen kısa sureli hapis cezalarının TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5271 sayılı CMK.’ın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 02.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.