YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/387
KARAR NO : 2013/10197
KARAR TARİHİ : 09.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık …’un, düğününde takılan ziynet eşyasından bozdurup tanıdığı …’a 3.000 TL borç para verdiğini, bu paranın 2006 yılı sonlarında ödeyeceğini, olay günü bankaya gittiğinde hesabına gelen parayı bu şahsın göndermiş olabileceğini düşündüğünden nereden geldiğini sormadığını, parayı çekip borçlarını ödediğini, bankadan aranıp hesabına gelen parada yanlışlık olduğunun söylenmesi üzerine harcamadığı 2000 TL’yi hemen geri hesabına yatırdığını, kalan parayı da daha sonra yatırıp müştekiye iadesini sağladığını, dayısının oğlu olan sanık …’ı aradığında da içinde bankamatik kartı olan cüzdanı çaldırdığını ve cüzdanda kendisinin hesap numarasının da olduğunu söylediğini savunduğunun; 20.11.2006 tarihinde saat 09.59’da hesabına gönderilen parayı aynı gün saat 15.06’da çektikten sonra paranın 2.000 TL’sini 27.11.2006, 100 TL’sini 07.12.2006 ve 750 TL’sini de 15.12.2006 tarihinde banka hesabına geri yatırdıktan sonra 05.01.2007 tarihinde müştekinin hesabına EFT ile iade ettiğinin anlaşılması karşısında; sanıktan …’ın kim olduğu ve açık adresi sorularak tanık olarak dinlenmesi ve tüm delillerle birlikte değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 244/4. maddesinde, “Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde…” biçimindeki ifadeden bu fıkradaki düzenlemenin tali norm niteliğinde olduğunun anlaşılması, buna göre öncelikle yasada düzenlenmiş olan bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların oluşup oluşmadığının değerlendirildikten sonra gerçekleştirilen eylemin bu suçlardan hiçbirisinin tanımına uygun değil ise, bu durumda eylemin 244/4. maddesi kapsamında suç oluşturacağı düşünülerek;
sanığın, hakkında verilen mahkumiyet hüküm kesinleşen diğer sanık … ile birlikte hareket ederek, daha önceden haksız bir şekilde ele geçirdikleri internet bankacılık şifresini kullanmak suretiyle müştekinin banka hesabından çektikleri parayı önce sanık …’ın hesabına havale edip, bu hesaptan da paranın bir kısmını aynı gün sanığın banka hesabına havale ettikten sonra bu paranın sanık tarafından hesabından çekilmesi şeklinde gerçekleştirdiği eylemdeki kastının, müştekinin banka hesabında bulunan, taşınır nitelikteki parayı bilişim sistemini kullanmak suretiyle kendi hesaplarına geçirmeye, müştekinin rızasına aykırı olarak mal varlığında azalmaya neden olmaya, var olan veriyi başka bir yere göndermekten ziyade, bu verinin temsil ettiği parayı alarak mal edinmeye yönelik olması nedeniyle sanığın fiilinin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-e maddesindeki nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.