YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4100
KARAR NO : 2013/33445
KARAR TARİHİ : 13.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık ve gece vakti konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Gece saat 05:00 sularında katılanın evine kilitlenmeden kapatılan dış kapı dil attırılmak suretiyle açılıp girilerek katılana ait cüzdanın hırsızlanmasını müteakip evden çıkan iki olay failinin, apartmanın dışında kendilerini bekleyen üçüncü bir fail ile birlikte, diğer bir olay failinin içerisinde beklediği …plaka sayılı otomobil ile olay yerinden ayrıldıkları ve bahse konu otomobilin bir saat sonra terk edilmiş halde bulunduğu olayda; suçta kullanılan otomobilin, 21.01.2006-29.01.2006 tarih aralığını kapsar şekilde, sanık … tarafından, “…” adına düzenlenmiş sahte kimlik kullanılarak, araç kiralama firması sahibi tanık …’ndan kiralandığı hususunun gerek sanık …’nin savunması, gerek adı geçen tanığın anlatımı, gerek 27.01.2006 tarihli yüzleştirme tutanağı içeriği, gerekse de sureti dosyada bulunan araç kiralama sözleşmesine göre sabit olduğunun anlaşılması karşısında; 15.11.2007 tarihli ekspertiz raporu içeriğine göre olay sonrası terk edilmiş olarak bulunan bahse konu otomobilin sol ön kapı dış kısmında parmak izi tespit edilen sanık …’nun 24.11.2007 tarihli müdafiili kolluk ifadesinde bahse konu otomobili askerden geldiği 2006 yılının ocak ya da şubat ayında kendisinin de kiralamış olması dolayısıyla parmak izinin bulunabileceğini belirtmesine karşın aynı tarihli sorgusunda bu kez 30.10.2005 tarihinde askerden geldiğinde, akrabası olan … tarafından kiralanmış olan bahse konu otomobili kendisinin de kullandığını belirttiği, birleşen 2007/629-2008/248 sayılı dosyadan yürütülen yargılamanın 03.01.2008 tarihli oturumunda sözü edilen otomobili kendisinin kiralayarak on gün kadar kullandığını, 25.06.2008 tarihli oturumda ise akrabası olan …’ın, kardeşi …’ın kimlik bilgisini kullandığını ve bu suretle aracı kiraladıklarını belirtmesine göre; sanık …’nun olay tarihinde suçta kullanılan otomobil üzerinde tespit edilen parmak izine ilişkin anlatımları açıkça kaçamaklı ve çelişkili olduğu gibi, yukarıda özetlendiği şekliyle 21.01.2006-29.01.2006 tarih aralığını kapsayan dönemde …plaka sayılı otomobilin sanık … tarafından kiralandığı hususunun duraksamasız olduğu; dosyaya sonradan getirtilen bir diğer kiralama sözleşmesinde aynı tarih aralığında,
aynı otomobilin sanık … (ve müteselsil borçlu …) tarafından kiralandığına dair sözleşmenin sanık …’nu suçtan kurtarmaya yönelik olarak hazırlandığı açık olduğu gibi, aynı otomobilin, aynı tarihlerde birbirlerini tanımadıklarını iddia eden iki farklı kişi tarafından ayrı ayrı olarak kiralanmasının olanaksızlığı bir tarafa, sanık …’nun kiralayanı olduğu sözleşmeye ekli taahhütnamede yer alan “ev adresi”, “iş adresi”, “ev telefonu” ve “iş telefonu” bilgilerinin tamamının diğer sanık …’nin “…” adını kullanarak tarafı olduğu kiralama sözleşmesine ekli taahhütnamedeki “ev adresi”, “iş adresi”, “ev telefonu” ve “iş telefonu” bilgileri ile tümüyle aynı olması husunun dahi birbirlerini tanımadıklarını beyan eden her iki sanık arasındaki ilişkiyi açıkça ortaya koyduğunun anlaşılması nedeniyle, sanık …’nun yüklenen suçlardan hükümlülüğüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede yer alan bozma istemli düşünce benimsenmemiş; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müştereken” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanık sanık …’nun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin müştereken alınmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “Sarfına sebebiyet verdikleri 47’şer TL yargılama giderinin sanıklardan ayrı ayrı tahsiline” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.11.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.