YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8066
KARAR NO : 2013/18222
KARAR TARİHİ : 12.06.2013
MAHKEMESİ :…
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hükmün kesinleşmesi beklenmeden iftira suçundan işlem yapılmasının mümkün olduğu düşünülmüştür.
Temyiz talebinin reddine ilişkin kararların kanun yolu itiraz olmayıp temyiz olduğundan, mahkemenin 25.11.2011 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin kararını itiraz mercii sıfatıyla inceleyip karara bağlayan Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2011 tarih, 2011/1482 değişik iş sayılı kararı hukuken yok hükmünde sayılarak, gerekçeli kararın tebligatı da Tebligat Kanun’unun 35. maddesine uygun şekilde yapılmayıp sanığın öğrenme üzerine verdiği 17.11.2011 tarihli temyiz isteğinin süresinde olduğunun kabulüyle, mahkemenin temyiz talebinin reddine ilişkin 25.11.2011 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar birbiriyle karşılaştırılmak suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı TCK’ya göre hırsızlık (TCK’nın 142/1-b,143/1) ve geceleyin konut dokunulmazlığını bozma (TCK’nın 116/1-4) suçlarını da oluşturan eylem nedeniyle sanığın Özcan Tan kimliğiyle yargılamasının yapıldığı 30.03.2005 tarihli keşif tutanağında bilirkişiye usulüne uygun olarak yemininin verdirilmediği ve bu bilirkişi beyanının hükme esas alındığı hususu da gözönüne alınıp suç yerinde yeminli bilirkişi marifetiyle yeniden keşif yapılıp 765 sayılı TCK’ya göre suç vasfının belirlenmesinden sonra her iki TCK’ya göre denetime imkan verecek şekilde uygulanan kanun maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun belirlenip uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik ve denetime imkan vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçunun suç tarihi itibariyle uzlaşma usulüne bağlı olduğu hususu da göz önüne alınıp CMK’nın 253-254. maddeleri uyarınca uzlaşma usulü uygulanıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-İddianamede TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanması istenmediği halde sanığa CMK’nın 226. maddesine uygun şekilde ek savunma hakkı da verilmeden uygulama yapılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.