YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8623
KARAR NO : 2013/18490
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I)Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın suç tarihinde belirlenemeyen vakitte adet veya kullanımları gereği açıkta bırakılan traktörü çaldığının anlaşılması karşısında; mahkemece sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesine uyan suçu oluşturduğu kabul edilerek, anılan madde ile uygulama yapılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, kasıtlı suçtan mahkum olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de; bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı olduğundan tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceler benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihinde yaz saati uygulamasına göre, güneşin Kemalpaşa ilçesinde 26.03.2006 tarihinde saat 19:32’de battığı, ertesi gün saat 06:59’da doğduğu, tanık …’in suça konu traktörü olay günü saat 20:00’de park ettiği, ertesi gün olan 27.03.2006 gün sabah saat 07:00 sıralarında traktörün çalındığını anlaması dikkate alınarak hırsızlık eyleminin gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştiği kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken TCK’nın 143. maddesince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından TCK’nın 143. maddesine ilişkin bölüm karardan çıkartılması suretiyle; sanık hakkında TCK’nın 142/1-b, 168. maddeleri uyarınca sonuç olarak 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına tümcelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz isteminin incelenmesinde;
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK’nın 05.03.2013 günlü, 2012/1-1560 esas ve 2013/81 karar sayılı ve aynı günlü 2013/8-131 esas ve 2013/75 karar sayılı içtihatlarında da belirtildiği üzere, temyiz incelemesinden önce sanığın ölmesi hâlinde, müsadereye tâbi eşya olsa bile 5237 sayılı TCK’nın 64. maddesi uyarınca, hükmün bozulmasıyla yetinilmesi, müteakip işlemlerin ise; mahkemesince yapılması gerekir.
UYAP’tan alınan nüfus kaydına göre, sanığın 20.11.2012 tarihinde öldüğünün belirtilmiş olması karşısında 5271 sayılı CMK’nın 223/8 ve TCK’nın 64/1. maddeleri uyarınca sanığın öldüğünün anlaşılması hâlinde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunlululuk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.