Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/8675 E. 2013/19243 K. 19.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8675
KARAR NO : 2013/19243
KARAR TARİHİ : 19.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

A-Sanıklar … ve … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
Mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 2000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün 5237 sayılı TCK.’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK’un 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1 maddesi gereğince kesin olması nedeniyle hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince sanık … müdafiinin ve sanık …’ın temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B-Sanıklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık … hakkında kurulan hükümlerde kasten işlemiş olduğu suçlardan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yalnızca, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından
koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Sanık … hakkında kurulan hükümlerde tekerrüre esas alınan Seydişehir Sulh Ceza Mahkemesi’nin 160-368 sayılı hükümlülük kararında, sanığın 18 yaşından küçük olması nedeniyle TCK’nın 31/3 maddesinin uygulanmış olduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 58/5. maddesi uyarınca sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin ve sanıklar … ile …’nün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık … hakkında kurulan hüküm fıkralarından 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine ” 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin ayrı ayrı eklenmesi ve yine sanık … hakkında kurulan hüküm fıkralarından, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılması ile hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin müştereken alınmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ”sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince ise;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tekerrüre esas alınan Seydişehir Sulh Ceza Mahkemesi’nin 160-368 sayılı hükümlülük kararında, sanığın 18 yaşından küçük olması nedeniyle TCK’nın 31/3 maddesinin uygulanmış olduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 58/5. maddesi uyarınca sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında ceza tayin edilirken mükerrir olmadığı gözetilmeden TCK’nın 58/3 maddesine dayanılarak yazılı şekilde ceza tayin edilmesi,
3-Kasten işlemiş olduğu suçlardan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yalnızca, kendi alt
soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 19.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.