Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/9532 E. 2013/26580 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9532
KARAR NO : 2013/26580
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, kamu malına zarar verme, mühürde sahtecilik, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar … ve … hakkında mühürde sahtecilik ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçları ile sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin incelemesinde;
Katılan …’ın, sanıklara atılı suçlar bakımından suçtan doğrudan zarar görmesinden söz edilemeyeceği ve bu suçlar bakımından da katılma hakkı bulunmadığı halde, katılma kararı verilmiş olmasının hükmü temyiz hakkı vermeyeceği dikkate alınarak, katılan vekilinin temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan vekilinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak
03.02.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5941 sayılı Çek Kanunu’nda değişiklik yapılmış ve sanığa ait adli sicil kaydında yer alan mahkumiyetine ilişkin 3167 sayılı Kanunun 16/1. maddesinde düzenlenen karşılıksız çek düzenleme fiilinin yaptırımı olarak idari para cezası öngörülmüş olduğundan, bu hükmün tekerrüre esas olamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık ile ilgili TCK’nın 58. maddesinin uygulanması ile ilgili bölüm çıkarılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV-Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık …’nın, bekçiliğini yaptığı …’a ait bahçenin, sanık … aracılığıyla kimlikleri tam olarak belirlenemeyen kişilere kiralandığı, bu tarihten sonra bahçeye gelen ve üstünde portakal kasaları olacak şekilde gizlenmiş tanker bulunan kamyona, bahçe yakınından geçmekte olan petrol boru hattından düzenek yardımı ile petrol yüklendiği, petrol boru hattındaki basınç azalması üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerinin eylemi farketmeleri ile kimlikleri tespit edilemeyen sanıkların tankere petrol akıtan vanayı kapatamadan olay yerinden ayrıldıkları, yol güzergahında gözetleme amacıyla bulunan ve daha öncesinden de suça konu kamyonun çamura saplanması nedeniyle kurtulmasına yardım eden sanık …’ın, olay anında jandarma tarafından yakalanması ve sanık …’nin, kimlikleri tespit edilemeyen bahçeyi kiralayan kişilere aracı olması, kullandığı bekçi kulübesinde petrol boru hattı ile kamyon arasında toprak altında yerleştirilen düzeneği oluşturan kablonun ele geçirilmesi, sanık …’nin, Kahramanmaraş’ta olduğunu söylemesine rağmen suça konu kamyonun yanında tanık … tarafından görülmesi karşısında; sanık …’nin boru hattı ile kamyon arasında düzeneğin kurulmasına destek vermesi; sanık …’nin ise olay sırasında jandarmanın olay yerine gelmek için kullandığı yol güzergahına aracını park edip gözcülük yapması, her iki sanığın böylece suça doğrudan katılmaları nedeniyle sanıklar … ve …’nin eylemlerinin TCK’nın 37. maddesi kapsamında kalmasına rağmen, TCK’nın 39. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanık … ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 30.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.